naber dergi
Umut Sarıkaya’nın Uykusuz’dan ayrılarak yayına aldığı Naber Dergisini bugün okuma, inceleme fırsatı bulabildim. Büfeden dergiyi almaya giderken “Naber var mı” diye sorunca “iyidir, buyrun ne istemiştiniz” diye bir cevapla karşılaşır mıyım diye düşünmedim değil. Ama endişe ettiğim gibi olmadı, aldım çıktım. Çok kolay oldu.

Daha dergiyi açar açmaz “Neredeydim Ben” yazısıyla güldüren bir dergi olmuş. İçeriği de başlangıç yazısı kadar keyfili, resmen çemçük ağızlılara doyalım diye çıkmış bu dergi. Dergiyi bir çırpıda okumaktan korkuyor insan, hemen bitecek diye.
Sayfalar ilerledikçe resmen hem endişe, hem kahkaha bir arada.. Hem güldükçe okumak istiyorsunuz, hemde bitecek diye yavaş okumaya çalışıyorsunuz. Çok farklı bir duygu. Hani böyle çocukken düşerdik de dizlerimizde yara olurdu, o yara da kabuk bağlardı. Biz de o kabukları kaldırmaya çalışırdık, çok acırdı ama kalkınca da acayip bi mutluluk olurdu ya. Aynen öyle bir ruh haline büründüm dergiyi okurken.

Derginin ismini de çok beğendim, “Naber”, Dergiyi gördükçe içimden “iyidir dergi, senden naber?” demek geçiyor.
Dergiyi çıkartan kişinin Umut Sarıkaya olmasından mütevellit okuyucuları bir karikatürlere dakikalarca baktırıyor, aynı karikatürü defalarca okutup tekrar tekrar güldürebiliyor. Özellikle Kaptan Flig Mortgage’ın mektuplarını görmeniz lazım.

Tek üzücü nokta; son sayfada en altta yer alan ” üç aylık süreli yayın “ ibaresi.

Hayatta bazen göremediğimiz, bazen fark edemediğimiz ayrıntıları dergide görmek beni güldürmeye yetiyor. Hele ki siyasetten sıkıldıysanız ve artık mizah içinde siyaseti görmek istemiyorsanız bu dergi size göre.
Üstelik bide ayrıntılar sizin için önemliyse alın, okuyun, okutturun, “gehen gehen” gülün efendim.
Son olarak diyeceğim şu ki; ibretlik, arşivlik bir dergi olmuş. Forza Umut Sarıkaya :)

Vurulsun davullar, çalınsın zurnalar. Zımeeey Zımeeey Teeey Teeeey Teeeey !!!