“ Şimdi size bir şey soracağım… Bu halife yakınlarının, kızlarının, torunlarının çektirmiş olduğu bir tane türbanlı-sıkmabaşlı fotoğraf gördünüz mü?

Görmediniz çünkü onlar örtünmezdi.

Her biri modern kadınlardı. Başları açıktı. “

 

Evet bu sözler kimin neyin sözcüsü olduğu bilinmeyen Emin Çölaşan’a ait. Acıdır ama gerçektir. Günümüzde moterniteyi anlamamış bir kişiye yakışır sözlerdir.

Bu sözleri yazarak Emin Çölaşan aslında bir Türkiye gerçeğini ve kendi zihniyetini gözler önüne sermiştir. Şekilciliğin,liyakat ve kabiliyetin önüne geçtiğini ve kişinin toplumsal statüsünü belirlemede birinci derecede önemli olduğunu bir kez daha göstermiştir. Modernlik ölçüsü olarak giyim tarzını savunan bu tür insanların tek amacı; İslamofobiyi topluma aşılamaktır.

 

Şunu açık ve net olarak diyebilirim ki; modernliği batılılaşmada arayan bu zihniyet artık kendi özünü kaybetme noktasına gelmiştir demek isterdim ama çoktan geçmiştir.

Yaşadığımız çağda çıplak gezerek mi modern olunuyor yoksa mini etek giyince mi kafası ilimle doluyor bu insanların ? Bu tür enteresan kişilerin; okuyup araştırmak yada modern olmak için kafanın üstünün açık olması gerektiği gibi bir düşünceye nasıl erdiklerini, böyle bir sonuca varmak için ne kadar çabakadıklarını merak etmiyor değilim. Türbanı takan kişilerin kulaklarının duymadığını, gözlerinin görmediğini, beyin loblarının işlevselliğini kaybettiğini mi sanıyorlar yoksa ?

 

Yazık diyorum sadece. Yazık ki; modernlik ve çağdaşlığın giyim kuşam ya da batılılaşma ile açıklanamayacağını hala anlayamamışlardır. Batıda toplumun çöken ahlaki yapısına çareler aranmaktayken modernliği bu tarz şeylere endekslemek akıl ve mantık işi değildir.

 

Gerçi bu ülke medyasında halkın bilinçaltına her gün defalarca “ne kadar çıplaksan o kadar modernsin şekerim” propagandası yapılırsa, türban takmamayı modernizim sanan insanların çıkması da gayet normaldir ve süreç gereğidir…